Slider
Blogger tarafından desteklenmektedir.
Popular Posts
-
1. KİTABIN KONUSU : Kitap kurtuluş savaşı sırasında cephede kolunu kaybetmiş bir subayla, askerliği yeni bitmiş bir askerin köyünde ge...
-
Marksist İnceleme: bu incelemeye göre edebi eser yazarın hayat içinde dahil olduğu sınıfa ve yaşadığı üretim ilişkilerine dayanmaktadır. ...
-
1.KİTABIN KONUSU: Aynı kızı seven vecdi ile hüsamın hayatı anlatılmaktadır. 2.KİTABIN ÖZETİ: Vecdi ölürken ...
-
Klâsik Dönem Rus Edebiyatı Kantemir (1708-1744) ve Lomonosov (1711-1765) şiir türünde, Krilov (1768-1844) fabl türünde, Fonvizin (174...
-
Karşılaştırmalı edebiyatın metodu ve çalışma sahaları 1 Bir sanat eserinin , bir başka vatana ait olan bir yada daha fazla eser ile ...
-
1.KİTABIN KONUSU:Kitap sadece yazarın hayatta yaşamış olduğu bazı tecrübelere dayanarak yazmış olduğu denemeleri sunuyor. Hayatta neyin ne ...
-
1.KİTABIN KONUSU: Kitapta nesiller arasındaki çatışma yansıtılmıştır. Nesiller arasındaki uçurumdan ve hızlı değişimin getird...
-
1. KİTABIN KONUSU: Bir subay kızı olan Feride ile teyzesinin oğlu Kamuran arasında yaşanan ve araya birçok engel girmesine rağmen birbirl...
-
1.KİTABIN KONUSU : İnsanlığı materyalizmin kör çenberini kırmağa, kendini kaybettiği ruhunu bulmaya çağırmaktadır. Asrımızda insan...
-
1.KİTABIN KONUSU Bir öğretmenin emekli olduktan sonra başından geçen olayları;bir öğretmenin görevlerini,yapması ...
Subscribe
Recent Posts (Do not edit)
Video of Day
Advertisement
Text Widget
Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipisicing elit, sed do eiusmod tempor incididunt ut labore et dolore magna aliqua. Ut enim ad minim veniam, quis nostrud exercitation test link ullamco laboris nisi ut aliquip ex ea commodo consequat.
Duis aute irure dolor in reprehenderit in voluptate another link velit esse cillum dolore eu fugiat nulla pariatur.
Duis aute irure dolor in reprehenderit in voluptate another link velit esse cillum dolore eu fugiat nulla pariatur.
Sample Text
Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipisicing elit, sed do eiusmod tempor incididunt ut labore et dolore magna aliqua.
İletişim Formu
Followers
Instagram Photo Gallery
Popular Tags
- acımak
- adı aylin
- ahmet celal
- ahmet rasim
- alber camus
- aldatacağım
- aldatmak
- ali rıza
- alman edebiyatı
- amerikan edebiyatı
- amin maalouf
- anadolu
- anahtar
- anamın kitabı
- ankara
- aşk
- aşkı memnu
- aydınlık yol
- ayşe kulin
- azim
- batı edebiyatı
- bayram
- bedia
- benjamin
- beyaz kale
- bir ölünün defteri
- bomba
- cezmi
- çalıkuşu
- dokuzuncu hariciye koğuşu
- düşman
- Edebiyat
- ernest hemingway
- esat mahmut
- eski yunan ve latin edebiyatı
- eylül
- fakir bayburt
- Felsefe
- feride
- ferruh
- Fransız edebiyatı
- giray
- gomore
- haceli
- haldun taner
- halit ziya
- hasan
- hayat
- hepsinden acı
- hıfzı topuz
- hikaye
- hüsam
- idealist
- iki güzel günahkar
- ingiliz edebiyatı
- iskender
- islamiyet etkisindeki türk edebiyatı
- islamiyet öncesi türk edebiyatı
- ispanyol edebiyatı
- italyan edebiyatı
- kadın
- kamuran
- kayıp aranıyor
- kayıtlar
- kenan bey
- kiralık konak
- Kürt Edebiyatı
- Kürtçe Şiirler
- macit
- mehmet rauf
- mesut
- milano
- mithat paşa
- mutlu ölüm
- naim efendi
- namık kemal
- nazım
- necla
- orhan pamuk
- osmanlı
- öğretmen
- ölüm
- ömer hayyam
- ömer seyfettin
- özet
- paulo coelho
- peyami safa
- refik halit
- Reşat Nuri
- roman
- roman özetleri
- rus edebiyatı
- Sait Faik Abasıyanık
- sakarya
- salih ağa
- saray
- savaş
- semerkant
- serüven
- silahlara veda
- simyacı
- siyasal
- sodom
- sokullu paşa
- sosyal bozulma
- suat
- süreyya
- şevket rado
- şevket süreyya
- şişhane
- tevfik bey
- toprak uyanırsa
- Türkçe Şiirler
- türkçülük
- ümit dünyası
- vahşi bir kız
- yaban
- yağmur
- yakup kadri
- yalnızız
- yaprak dökümü
- yılanların öcü
- yunan edebiyatı
- zehra
- zehra hanım
- zeynep
Tags
- acımak
- adı aylin
- ahmet celal
- ahmet rasim
- alber camus
- aldatacağım
- aldatmak
- ali rıza
- alman edebiyatı
- amerikan edebiyatı
- amin maalouf
- anadolu
- anahtar
- anamın kitabı
- ankara
- aşk
- aşkı memnu
- aydınlık yol
- ayşe kulin
- azim
- batı edebiyatı
- bayram
- bedia
- benjamin
- beyaz kale
- bir ölünün defteri
- bomba
- cezmi
- çalıkuşu
- dokuzuncu hariciye koğuşu
- düşman
- Edebiyat
- ernest hemingway
- esat mahmut
- eski yunan ve latin edebiyatı
- eylül
- fakir bayburt
- Felsefe
- feride
- ferruh
- Fransız edebiyatı
- giray
- gomore
- haceli
- haldun taner
- halit ziya
- hasan
- hayat
- hepsinden acı
- hıfzı topuz
- hikaye
- hüsam
- idealist
- iki güzel günahkar
- ingiliz edebiyatı
- iskender
- islamiyet etkisindeki türk edebiyatı
- islamiyet öncesi türk edebiyatı
- ispanyol edebiyatı
- italyan edebiyatı
- kadın
- kamuran
- kayıp aranıyor
- kayıtlar
- kenan bey
- kiralık konak
- Kürt Edebiyatı
- Kürtçe Şiirler
- macit
- mehmet rauf
- mesut
- milano
- mithat paşa
- mutlu ölüm
- naim efendi
- namık kemal
- nazım
- necla
- orhan pamuk
- osmanlı
- öğretmen
- ölüm
- ömer hayyam
- ömer seyfettin
- özet
- paulo coelho
- peyami safa
- refik halit
- Reşat Nuri
- roman
- roman özetleri
- rus edebiyatı
- Sait Faik Abasıyanık
- sakarya
- salih ağa
- saray
- savaş
- semerkant
- serüven
- silahlara veda
- simyacı
- siyasal
- sodom
- sokullu paşa
- sosyal bozulma
- suat
- süreyya
- şevket rado
- şevket süreyya
- şişhane
- tevfik bey
- toprak uyanırsa
- Türkçe Şiirler
- türkçülük
- ümit dünyası
- vahşi bir kız
- yaban
- yağmur
- yakup kadri
- yalnızız
- yaprak dökümü
- yılanların öcü
- yunan edebiyatı
- zehra
- zehra hanım
- zeynep
About
Join Us
Advertisement
- Lorem ipsum dolor sit amet, consectetuer adipiscing elit.
- Aliquam tincidunt mauris eu risus.
- Vestibulum auctor dapibus neque.
Ads
Need our help to upload or customize this blogger template? Contact me with details about the theme customization you need.
Advertisement
About
Our Company Inc.
2458 S . 124 St.Suite 47
Town City 21447
Phone: 124-457-1178
Fax: 565-478-1445
2458 S . 124 St.Suite 47
Town City 21447
Phone: 124-457-1178
Fax: 565-478-1445
Technology
"
});
Popular Posts
-
1. KİTABIN KONUSU : Kitap kurtuluş savaşı sırasında cephede kolunu kaybetmiş bir subayla, askerliği yeni bitmiş bir askerin köyünde ge...
-
Marksist İnceleme: bu incelemeye göre edebi eser yazarın hayat içinde dahil olduğu sınıfa ve yaşadığı üretim ilişkilerine dayanmaktadır. ...
-
1.KİTABIN KONUSU: Aynı kızı seven vecdi ile hüsamın hayatı anlatılmaktadır. 2.KİTABIN ÖZETİ: Vecdi ölürken ...
-
Klâsik Dönem Rus Edebiyatı Kantemir (1708-1744) ve Lomonosov (1711-1765) şiir türünde, Krilov (1768-1844) fabl türünde, Fonvizin (174...
-
Karşılaştırmalı edebiyatın metodu ve çalışma sahaları 1 Bir sanat eserinin , bir başka vatana ait olan bir yada daha fazla eser ile ...
-
1.KİTABIN KONUSU:Kitap sadece yazarın hayatta yaşamış olduğu bazı tecrübelere dayanarak yazmış olduğu denemeleri sunuyor. Hayatta neyin ne ...
-
1.KİTABIN KONUSU: Kitapta nesiller arasındaki çatışma yansıtılmıştır. Nesiller arasındaki uçurumdan ve hızlı değişimin getird...
-
1. KİTABIN KONUSU: Bir subay kızı olan Feride ile teyzesinin oğlu Kamuran arasında yaşanan ve araya birçok engel girmesine rağmen birbirl...
-
1.KİTABIN KONUSU : İnsanlığı materyalizmin kör çenberini kırmağa, kendini kaybettiği ruhunu bulmaya çağırmaktadır. Asrımızda insan...
-
1.KİTABIN KONUSU Bir öğretmenin emekli olduktan sonra başından geçen olayları;bir öğretmenin görevlerini,yapması ...
Travel
Performance
‹
›
Cute
My Place
Slider
Racing
Videos
1-)Kitabın Konusu :
Orta gelirli İstanbul’da
yasayan bir aileye, sonradan görme zengin bir akrabanın kızı olarak gelen bir
kız ve bu ailenin yargı değerlerini nasıl alt üst edişi konu ediliyor.Kızın
aileye gelir olarak sağladığı
katkılar,kaprisleri ve güzel olmasından dolayı bir çok talip çıkması aile
içinde nasıl etkiler yaptı anlatılıyor.
2-)Kitabın Özeti :
Postacının
bile pek seyrek uğradığı
evlerine postacı bir gün bıraktığı
mektup evde şaşkınlık uyandırır.Mektupta Ata Efendinin teyze oğlu Yaşar kızını
İstanbul’a yollayacağı
yazmaktadır.Ayrıca yanında üç yüz lira göndermektedir.Böyle bir şeyi istemeyen
Ata Efendi evde oluşabilecek problemlerden kaygılanmaktadır.Ama zengin olan
teyze oğlunun göndereceği para hiçte göz ardı edilecek bir miktar
değildir.Ayrıca kız güzel ise evde bulunan huzurun kaçabileceğini
düşünmektedir.
Ama kız
emrivaki bir şekilde gönderilir.Ve evde tahmin edilenden çok farklı bir kız
çıkar karsılarına.Oldukça güzel olan kız
evdekilerde dahil olmak üzere bir çok kişinin ilgisini kazanır. Eve yeni
bir gelir kapısı da açılmış olur.
Yaşar’ın İstanbul’daki iş ortaklarından da kızın geçimi için para vermektedirler.Ata Efendi’de
kıza tutulur bu arada. Ata Efendi çalıştığı yerde güvenilir birisidir.Bir gün
patronun oğlu Ayşen ile tanışır.Bu da iş yerinde Ata Efendi’ye bir
karizma kazandırmıştır. Ata Efendi patronu ve Patronun oğlu ile daha sık bir araya
gelirler ve patronun oğlu Rüştü kıza taliptir. Rüştü Ata Efendi ile oldukça
ahbap olurlar.Ata Efendi terfi eder. Rüştü bir yere görürse Ata Efendi ve
ailesini kimseye para ödetmez ve bir zengin gibi yaşamaya başlarlar. Daha sonra
elçi Sait Reşit ile ilişkisi olan Ayşen yanlış bir karar verir ve elçi ile evlenerek yurt dışına çıkarlar.
Ayşen bu
ilişkiden mutlu olmaz ve Rüştü ile Ata Efendi kız geri döndürmek için uğraşırlar. Ayrıca evde kız gidince eski haline dönmüş parasızlık baş göstermiştir. Kız da geri dönmek istemektedir.Evdekiler
kızı özlemişlerdir. Ayşen geri döner. Patronun oğlu Rüştü ile evlenir.Böylece
herkesin istediği son ortaya çıkmış olur.
3-)Kitabın Ana Fikri :
Para ve fiziki güzellikler insanların hayatına olumsuzluk ve
huzursuzluk getirebilir.Bu gibi güzellikleri olması gerektiği gibi karşılamalı
ve ne oldum delisi olmadan bunlardan faydalanılmalıdır. Çıkar her ne olursa
olsun ahlaki değerlerden taviz
verilmemelidir.
4-)Kitaptaki Olayların ve Şahısların Değerlendirmesi :
Ata Efendi : Evin babası.
Üftade Hanım : Evin annesi.
Feride : Ata Efendi’nin Kızı.
Atıf : Ata Efendi’nin
Damadı.
Yaşar :
Ata Efendi’nin teyze oğlu.
Ayşen :
Yaşar’ın Kızı.
Rüştü : Ata Efendi’nin
patronunun oğlu.
İsmail : İşyerinin
katiplerinden.
Mesture Hanım : İsmail beyin hanımı.
Berin : Mesture hanımın
kardeşi.
Deniz :Berin hanımın kızı.
Alımsızoğulları :
Yaşar Beyin ortakları.
Sait Reşit Bey : Mısır elçisi.
5- )Kitap
Hakkında Şahsi Görüşler :
Anlatımı sade ve yalın bir kitap.Olayların akışkanlığı okuyucuya zevk veriyor.Aile ve ahlaki ilişkiler açısından çarpıcı bir
eser. Yazar okuyucuyu fazla yormadan konuyu anlatıyor.
6-)Kitabın Yazarı Hakkında Bilgi :
1888 yılında Beylerbeyi’nde doğan Refik Halid, 18. yüzyıl sonlarında
bir kolu Mudurnu’dan İstanbul’a göçen Karakayış ailesindendir.Galatasaray Sultanisi ve Mekteb-i Hukuk’ta okuyan yazar,
Meşrutiyet sıralarında gazeteciliğe başlamıştır. Kısa sürede üne kavuşmuş, Fecri Ati edebiyat topluluğu kurucularından
olmuştur. Kirpi adıyla taşlamaları ve siyasal yazıları sonucu İttihat Ve
Terakki hükümetince Anadolu’nun çeşitli yerlerine gönderilmiş, ancak 1. Dünya
Savaşı’nın son yılında İstanbul’a dönebilmiştir.Dönüşünde bir süre öğretmenlik
yapmıştır. Başyazarlık ve Posta-Telgraf Genel Müdürlüğü yapan Refik Halid, bu
ara tanınmış Ay dede mizah dergisini de çıkarmıştır.
Bazı siyasal davranışları yüzünden memleketten ayrılmak zorunda kalan
yazar, Halep’e yerleşerek Vahdet gazetesini çıkarmıştır.Hatay’ın Türkiye
topraklarına katılmasında katkıları olmuştur.1938 yılında yurda dönen Refik
Halid, çeşitli dergi ve gazetedeki günlük yazıları ve 20 kadar romanı ile
yaşamını sürdürmüştür.1965 yılında ölen yazar;tekniği, dilinin güzelliği, taşlamalarının inceliği ve tasvirlerinin kuvveti
ile ün yapmış, Modern Türk Edebiyatı’nın temel taşlarından biri olmuştur.
anadolu - refik halit - saray - siyasal
1. KİTABIN KONUSU : İlk
evliliğinde yaşadığı kötü olaylar sonucu kadınlarn hepsine önyargılı bakan ve
onları değersiz gören İskender ‘in başından geçenler anlatılmaktadır.
2. KİTABIN ÖZETİ
: Kitap, İskender adlı orta yaşlı bir adamın başından
geçenleri anlatmaktadır. İskender, ilk öğrenimini Ankara‘da, orta öğrenimini
Amasya ve Niğde ‘de yapmıştır. Babasının mesleği nedeniyle birçok yere gitmiş
ve çeşitli insanlarla tanışmıştır. Okul yıllarında genellikle sakin bir yapıya
sahip olan İskender askere gidip geldikten sonra tanıştığı Zeynep adlı kadın
yüzünden sert, sinirli bir kişiliğe bürünür. Bunun böyle olmasının sebebi kadınla
yaşadıkları değişik olaylardır.
Zeynep
ile İskender mutlu bir ilişkiye sahiptiler fakat daha sonraları Zeynep,
İskender‘i Mesut adlı bir gençle aldatır. Zeynep eve geç gelmeye, İskender‘ e
karşı ilgi göstermemeye başlar. Zaman içinde İskender buna katlanamaz ve
boşanırlar. Böylece İskender ‘ in kadınlara karşı bir fobisi oluşur. Her kadını
Zeynep gibi görür ve hiçbirine güvenemez.. Kendine, bir daha kimseyi
sevmeyeceğine dair söz verir. İki sene sonra İskender başka bir yerde çalışmaya
başlar. Çalıştığı ofiste yan masada çok güzel, çalışkan ve çekici bir kadın
vardır. Gittikçe bu kadına karşı bir şeyler hissetmeye başlar fakat önceki
deneyimi yüzünden uzun süre kendini engeller. Kadına karşı soğuk davranır,
hatta bazen tersler ama bunları tamamen isteksiz olarak yapmaktadır.
Kafasındaki düşünceler onu bir kadın düşmanına çevirir. Kadınları dünya için
gereksiz görmeye başlar. Yan masada çalışan Belgin isimli güzel kız İskender’ e
aşık olur ve onun garip tutumunu anlayamaz. İskender de zamanla içindeki
sevgiye karşı koyamaz ve Belgin’ e hissettiklerini anlatır.
3. KİTABIN ANA FİKRİ : Hayatta hiçbir zaman ön yargılı
olmamalıyız.
4. KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN
DEĞERLENDİRİLMESİ:
İskender
: Başarılı, insanlarla olan ilişkileri iyi, duygularıyla hareket eden, değişken
fikirlere sahip olan orta ayşlı biri.
Zeynep : Çekici, güzel, çalışkan, deli dolu, çapkın
ve eğlenmeyi seven bir kişilik.
Belgin : Genç, uzun boylu, iyi niytli, utangaç,
duygularını tam yansıtamayan biri.
Mesut : Yakışıklı, zengin, kibirli, insanları
umursamayan bir kişilik.
5. KİTAP HAKKINDA ŞAHSİ GÖRÜŞLER:
Kitapta
insanlar arasındaki ilişkiler son derece detaylı anlatılmış. Sürekli gelişen
olumsuzluklar bazen okuyucuyu sıkabiliyor. Yazar, kişileri iyi tasvir etmiş ve
olaylar akıcı bir şeklde ele almış.
6. YAZAR HAKKINDA BİLGİ : Reşat Nuri, 1912 yılında İstanbul
Darulfünunu Edebiyat Şubesini bitirdikten sonra liselerde edebiyat, Fransızca
ve felsefe okuttu. 1931 ve 1943 yılları arasında Milli Eğitim Bakanlığı
müfettişi olarak Anadolu'nun çeşitli yerlerini görme fırsatı buldu.
Bir dönem Zaman gazetesine Temaşa Haftaları başlığı ile tiyatro eleştirileri yazdı çeşitli takma isimlerle (Şair, Nedim, Büyük Mecmua, İnci dergilerinde Hayreddin Rüşdi, Sermed Ferid, Mehmed Ferid) hikayeler yayınladı. Reşet Nuri'nin bazı mizah dergilerinde farklı takma isimler kullandığı da görülmüştür. Ayrıca "Harabelerin Çiçeği" adlı eserini yine zaman gazetesinde Cemil Nimet adıyla yayınladı. Cumhuriyet'in yeni kurulduğu 1923-1924 yıllarında arkadaşlarıyla birlikte Kelebek isimli haftalık bir mizah dergisi çıkardılar. Reşat Nuri Güntekin, Batılı bazı yazarlarından romanlar, hikayeler çevirmiş, oyunlar uyarlamıştır. Akciğer kanresinden tedavi olmak için gittiği Londra'da ölmüş (Aralık, 1956) ve cenazesi İstanbul'a getirilerek, Karacahmet Mezarlığında defnedilmiştir.
Romanları: Harabelerin Çiçeği (1918), Gizli El (1920), Çalıkuşu (1922), Dudaktan Kalbe (1923), Damga (1924), Akşam Güneşi (1926), Bir Kadın Düşmanı (1927), Yeşil Gece (1928), Acımak (1928), Yaprak Dökümü (1930), Kızılcık Dalları (1932), Gökyüzü (1935), Eski Hastalık (1938), Ateş Gecesi (1942), Değirmen, Miskinler Tekkesi (1946), Ripka İfşa Ediyor (1949), Kavak Yelleri (1950), Kan Davası (1955), Boyunduruk (1960), Son Sığınak (1961).
Bir dönem Zaman gazetesine Temaşa Haftaları başlığı ile tiyatro eleştirileri yazdı çeşitli takma isimlerle (Şair, Nedim, Büyük Mecmua, İnci dergilerinde Hayreddin Rüşdi, Sermed Ferid, Mehmed Ferid) hikayeler yayınladı. Reşet Nuri'nin bazı mizah dergilerinde farklı takma isimler kullandığı da görülmüştür. Ayrıca "Harabelerin Çiçeği" adlı eserini yine zaman gazetesinde Cemil Nimet adıyla yayınladı. Cumhuriyet'in yeni kurulduğu 1923-1924 yıllarında arkadaşlarıyla birlikte Kelebek isimli haftalık bir mizah dergisi çıkardılar. Reşat Nuri Güntekin, Batılı bazı yazarlarından romanlar, hikayeler çevirmiş, oyunlar uyarlamıştır. Akciğer kanresinden tedavi olmak için gittiği Londra'da ölmüş (Aralık, 1956) ve cenazesi İstanbul'a getirilerek, Karacahmet Mezarlığında defnedilmiştir.
Romanları: Harabelerin Çiçeği (1918), Gizli El (1920), Çalıkuşu (1922), Dudaktan Kalbe (1923), Damga (1924), Akşam Güneşi (1926), Bir Kadın Düşmanı (1927), Yeşil Gece (1928), Acımak (1928), Yaprak Dökümü (1930), Kızılcık Dalları (1932), Gökyüzü (1935), Eski Hastalık (1938), Ateş Gecesi (1942), Değirmen, Miskinler Tekkesi (1946), Ripka İfşa Ediyor (1949), Kavak Yelleri (1950), Kan Davası (1955), Boyunduruk (1960), Son Sığınak (1961).
düşman - iskender - kadın - mesut - Reşat Nuri
1. KİTABIN KONUSU : Ömer
Hayyam ‘ ın Semerkant ‘ a gelişi ; burada yaşadıkları ve tarihe damgasını vuran
eserinin oluşması.
2. KİTABIN ÖZETİ :
Roman 11. yy’da yaşamış olan İranlı bilge ozan ömer Hayyam ‘ ın hayatı
ve Rubaiyat ‘ ının öyküsünü anlatmaktadır.
Kitap
iki bölümden oluşmaktadır. Ömer Hayyam bilgeiğiyle ve şairliğiyle her tarafta
tanınan birisiydi. Onun tüm hayali Semerkant ‘ I görmek , oranın güzelliğini
keşfetmekti. Gittiği yerde başından geçen birtakım olaylar sonucunda kadıyla
tanışması ve onun tavsiyesi üzerine eserini bir kitapta toplar. Onun bu şairane
ve bilge kişiliği kendisinin devletin en üst kademesine kadar yükseltir.
Herkesin takdirini toplar ve kitabını her türlü koşullara rağmen tamamlar.
Kitabın
ikinci bölümünde de Benjamin Omer adındaki bir Ömer Hayyam hayranı bu şaheseri bulmak için birçok zorlu yoldan
geçer ve macera kitabın Titanic gemisinde kaybolmasıyla son bulur.
3. KİTABIN ANA FİKRİ : Tüm
zorluklara rağmen insanlar hayallerini gerçekleştirmelilerdir.
4. KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN
DEĞERLENDİRİLMESİ:
Ömer
Hayyam : Bilge , filozof gökbilimci ,
matematikçi , herkesin güvendiği , olaylara tarafsız bakabilen bir kişilik.
Hasan
Sabbah:Zeki , araştırmacı , azimli fakat bilgisini ve yeteneklerini kötüye
kullanan birisi.
Benjamin
Omer: Araştırmacı , maceracı ve kendini Rubaiyat ‘ I bulmaya adayan birisi.
5. KİTAP HAKKINDA ŞAHSİ
GÖRÜŞLER :
Kitap geçmişteki olatlara bizlere dersler
veriyor. Tarihin bizler tarafından fazla bilinnmeyen yönlerine ışık tutuyor.
6. KİTABIN YAZARI HAKKINDA KISA BİGİ :
1949 ‘da Lübnan ‘da doğdu. Ekonomi ve toplumbilim okuduktan
sonra gazeteciliğe başladı. 1976 ‘dan beri Paris ‘te yaşıyor. Çeşitli yayın
organlarında yöneticilik ve köşe yazarlığı yapmış olan Maalouf , bugün vaktinin
çoğunu kitaplarını yazmaya ayırmaktadır.
ESERLERİ : Arapların Gözüyle Haçlı Seferleri
, Afrikalı Leo , Semerkant , Doğunun Limanları , Tanios Kayası , Ölümcül
Kimlikler
amin maalouf - benjamin - hasan - ömer hayyam - özet - roman - semerkant
Çarpıtılmış Gerçeklikler ve Zerdüştlük
Yeryüzünde var olan tüm dinler insanların iyiliği için var
olmuştur. Asıl çıkış amaçlarının temeli mutluluk, iyilik, doğruluk gibi insani
değerleri ön planda tutan ilkeler üzerindedir. Zerdüştlük inancının da temeli
iyilik üzerindedir. İyi davranış, iyi düşünce, iyi eylem… Çoğu inançta olduğu gibi bu inanç da değişikliğe uğramış ve kendi öz
değerlerinden koparılmıştır. Sonrasında ve günümüzde ise tamamen
çarpıtılmaktadır. Ateşe tapmak, Şeytana tapmak, Güneşe tapmak gibi çarpıtılmış
bakış açılarıyla bu inanç kirletilmeye çalışılıyor.
Zerdüştilikte ateşe tapmak gibi bir durum söz konusu
değildir. Ateş sadece kutsaldır ve ondan kral diye söz edilmektedir. Nasıl ki
yere düşmüş bir ekmeği kaldırıp, öpüp, alnına koyduktan sonra yüksek-temiz bir
konuma bırakan bir müslümandan ‘’Bakın bu ekmeğe tapıyor’’ diyemiyorsak, ya da Hiristiyanlık’ta ,; Meryem’e, şaraba,
eşitliğe tapınmıyorsa, Zerdüştilikte de
ateşe tapınmıyor. Sadece benimsenen değerlere kutsanmışlık vardır. Ki bu sadece
Zerdüştlüğe özgü de bir şey değildir. Günümüzde bile namus, onur gibi kavramlar
kutsallaşmış ve biz bunlara tapmıyoruz. Ve Zerdüştilikte kutsanan sadece ateş
de değildir. Kılıç, topuz da kutsal sayılır ve toplantı salonlarının
duvarlarına asılırlar.
‘’Peki ateşe tapınanlar hiç mi yok?’’ Gerçeklikler asla inkar edilemez zaten. Gerçeklikler tüm çıplaklığıyla da konuşulur,
yazılır, çizilir. Evet, ateşe tapınan Zerdüştler de var. Zerdüştlük inancı ne
sadece bir birey tarafından kabul edildi ne de dünyadaki bütün kavimler
tarafından.. Zerdüştlük inancını benimsemiş olan birkaç topluluk ateşe aşırı
kutsallık atfettikten sonra ateşi nerdeyse ilahlaştırmışlardır. Ve Zerdüştlüğün
öz temellerinden ayrı kalmışlardır. Ki bunlar da Müslümanların kutsal kitabı
Kuran’da ‘’mecusiler’’ olarak geçmektedir.
Ya da ateşe tapan Zerdüştler de diyebiliriz. Ya da Zerdüştlük inancında
değişimler yaratıp ‘’kendi Zerdüştlüğünü yaşayanlar’’ da … Tıpkı Hristiyanlık’ta katolok ile Protestanların ya da İslam’da Şii, Hanefi, Şafi gibi
toplulukların kısmen de olsa yaşayış tarzlarında ve düşünsel yorumlarında
farklılıklar oluşturduysa Zerdüştlükte de durum böyledir. Tabi Mecusiler bir
mezheptir filan demiyorum ama Zerdüştlük özünü ve gerçekliğini farklı
yorumlayan toplulukturlar.
‘’Zerdüştilikte-Ezidilikte Şeytana tapmak var mıdır? ‘’ Bunu açıklamadan önce Zerdüştlük dinini resmi
inancı yapmış olan Med-Pers krallığı ile İskender arasında yapılan savaşın
kısmi detaylarına inmek gerek İskender
Med krallığını fethettikten sonra burada Zerdüştlüğün kutsal kitabı olan
Avesta’yı da yakar-zarar verir. Ceylan derisi üzerine yazılan gathaların bir
bölümü kurtarılır (Günümüzdeki Avesta).
İskender’in fethinden dolayı bazı Zerdüşt toplulukları İran’ın doğusuna
yerleşir. Fakat İskender fethini daha da yaymaya çalışır. Bunun üzerine
buradaki Zerdüşt toplulukları Şengal’e göç ederler(Günümüzdeki Ezidiler’i
oluştururlar).
Ezidilik inancında Xweda(yaratıcı) Dünyayı yaratmak için Meleke Tawus’u (şeytan diye bilinen Melek) yanına çağırır ve ona dünyayı yaratma emri
verir. Meleke Tawus da Allah’tan dört
melek ve dört cin ister. Allah da istediğini ona verir. Meleke Tawus,
Allah’ın verdiği emirle dünyayı, suyu, ateşi, toprağı, doğayı
yaratır. Allah da Meleke Tawus’a yarattığı bu doğaya tabi olmasını ister.
Meleke Tawus ise; ‘’Bu kainatın ve her şeyin yaratıcısı sensin. En yüce olan da
sensin. Ben sadece sana tabi olurum.’’ der. İşte Ezidilik inancına göre Meleke Tawus bunu
söylerken aslında Allaha karşı çok itaatkardır. Ve Meleke Tawusun daha da büyük
bir melek olduğunu kabul ederler. Allah’ı
inkar söz konusu değildir. Şeytana tapmak da söz konusu değildir. Allaha
da, Meleke Tawusa da sonsuz bir bağlılık vardır. Ki konuşmalarına bile baktığımızda
iki cümlelerinin birinde mutlaka xweda, xwede (Allah) vardır.
T.C Cumhurbaşkanı
Recep Tayyip Erdoğan da gittiği çoğu
ortamlarda Kürtlerin en eski dini olan Zerdüştlüğe hakaret etmekte ve onu çarpıtmakta,
Ünlü cicişler uzmanı Adnan Oktar da uydurmuşlukta sınır
tanımamakta. İnsanlar kendi yanlışlarını örtmek için başkalarında
kusur ararlar. Kendi ruhunu kirlilikten arındıramayanlar Zerdüştlüğü kirletmeye
çalışıyorlar. Oysa Zerdüşt; ‘’kirletmeyin!’’ der. İyi söz,
iyi düşünce, iyi eylem…
Ateşin sıcaklığının içimizi aydınlatması, ruhumuzu
ferahlatması dileğiyle. İyilikler
bizim, daha büyük iyilikler tüm insanlığın olsun!
1.KİTABIN KONUSU
Romanın kahramanı Jesse ne yapacağını bilemez durumdadır.
İşlemediği bir suçtan tutuklanmış ve cezaevine kapatılmıştır. Burada, zamanının
bir yarısını hücresinde tek başına, diğer yarısını da, eskiden ajanlık yaptığı
için onu öldürmek isteyen diğer suçlularla kavga ederek geçirir. Moralinin
iyice bozulduğu bir anda, kendisine bir çıkış yolu görünür. Özgürlüğünü kazanabilmesi
için, Idaho Yarımadasındaki dağlara yerleşmiş, tehlikeli ve ırkçı bir tarikatın
içine sızıp bu tarikatı etkisiz hale getirmesi gerekmektedir.Tek amacı
kaybettiği özgürlüğüne tekrar kavuşmaktır.
2.KİTABIN ÖZETİ
ATLANTA Cezaevine bir
helikopter iner ve Jessie WARDEN adlı tutukluyu sebep göstermeden belli bir
süre için tahliyesini isterler.Gelen kişi Jessie’nin eski ajan arkadaşı Kip
FULLER’dir.Jessie ise sürekli mahkumlar tarafından hapishanede baskı
görmektedir.Karısını kaybetmiş ve küçük kızından da haber alamamaktadır.
İşlemediği bir suçtan ömür boyu mahkumdur ve henüz on dört ay geçmiştir.
Jessie,müdürün odasına çağırılır ve
karşısında Fuller’I görür.Hiç bir şey söylenmez ve helikopter ile Başkan
BARKER’in yanına hareket ederler.Jessie,Barker’dan nefret etmektedir ve
kendisine onun iftira attığını düşünmektedir.Barker ona görevini anlatmaya
başlar.IDAHO yarımadasında yerleşik halde bulunan Birleşik Devletler’in karşı
karşıya kaldığı çok büyük tehlikeden söz eder.Buraya daha önce iki ajan daha gönderilmiş
fakat hiç biri geri dönememiştir.Jessie ise karşılık olarak onların kendisine
‘af’ çıkartmalarını ister.Tek isteği hapishaneye bir daha dönmemektir.Fakat
başaramaz ise geri dönecekti.Kabul eder ve gerekli bilgileri almaya
başlar.Coldwater, Casey ve Ruger bu tarikatın liderleridir.Coldwater eski bir
ordu mensubu ve de Vietnam gazisidir,liderdir.Casey güvenlikten sorumlu olup,
Ruger’da mali işlerle ilgilenmektedir.
Jessie bütün hazırlıkların tamamlar
ve yola çıkar.Kimliği ,nüfus kayıtları değişmiş herşey kanunen
düzenlenmiştir.Yeni adı Jessie BARRON’dur.Minübüsüne biner ve kasabaya
ulaşmıştır bile.Tıpkı bir yolcuymuş gibi gider ve bir kafeye oturur.Kahve
ister.Fazla geçmeden yanına bir polis gelir.Otururur ve sorular sormaya
başlar.Jessie ailesini bir kazada kaybettiğini ve Oregon’a doğru gitmek
istdiğini söyler.Polis memuru Casey’dir. Şüphelenir ve onu araştırmaya
başlar.Çünkü bu kasabada yabancılar asla barınamazlar.Parmak izinden başlayarak
herşeyini arar.Jessie’de onlar gibi ırkçı düşüncelerini ifade eder ve bu
Casey’in hoşuna gider.Onu daha iyi tanımak için Casey onu JENNY adındaki bir
çocuklu genç,dul bir kadının evine yerleştirir ve iş bulur.Ondan kalmasını
ister.Jessie işinde çok çalışkan ve başarılıdır ayrıca güvenilirliğiyle hekesin
dikkatini çeker.Casey onu kiliseye götürür ve papaz olan Coldwater ile
tanıştırır.Coldwater ,Jessie’nin üzerine bir çok adam göndererek onu test
eder.Jessie hepsinde başarılı olur ve Coldwater’in taktirini kazanır.İşler
artık ciddileşmeye başlamıştır ve çok dikkatli olmalıdır.Bu arada Jessie
sürekli Fuller ile temas halidedir.
Jessie ev sahibesi Jenny’den de
hoşlanmaya başlamıştır.Jenny’nin kızı Carey’I kendi kızına çok
benzetmektedir.Onlarla olmak hoşuna gitmektedir.Günler geçer ve Jessie,Jenny
ile birlikte olur ve evlenir. Onları gerçekten sevmektedir.Kasabaya artık iyice
bağlanmıştır.
Coldwater onu yanına alır ve
herşeyi,tüm planlarını anlatır.Hatta dağların içine yerleştirilmiş üssünü bile
gezdirir.Tüm bunlar çok şaşırtıcı ve akılalmazdır.Coldwater gerçekten çok
güçlüdür.Jessie artık onun sağ koludur ve sonuca yaklaşmaktadır.
Bir tek Ruger ile arası iyi değildir.Ruger
sürekli ondan şüphelenmektedir.Ruger ile bir gün yalnız kalırlar ve başka
birini sorguya çekerken Ruger öldürülür.Artık onlar için Jessie o yeri doldurabilecek
tek kişidir.Jessie sürekli ofiste aramalar yapmaktadır.
Coldwater’in kasasındaki belgelere ve paralara
ulaşır.Paraları oradan kaçmak için kullanacaktır.
Jessie herşeyi planlar ve Fuller ile temasa
geçer.Oraya ülkenin en gelişmiş birliklerini ister ve planlar tamamlanır.Jessie
gece yarısı üsse sızar ve patlayıcıları yerleştirir.Tam çıkarken karşısında
Coldwater ile Casey’i bulur.Sıkışmıştır; tam o sırada patlama gerçekleşir ve
Jessie kaçmayı başarır.
Jessie aceleyle Jenny’I yanına alarak kaçacaktır.Her
şey hazırdır.
Jessie bir raslantı sonucu kızı Carrie’yi de
Fuller’in evinde bulur.Fuller onu korumak ve Jessie hapsteyken bakmak için
almıştır.Fuller kızını ona verir ve kaçış başlar.Artık iki kızı olmuştur.Sahte
pasaportlar hazırlayarak havaalanına ulaşırlar.O sırada bir görevli Jessie’yi
bir odaya çağırır.Jessie karşısında Coldwater ile Casey’I görür.Büyük
tartışmalar başlar ve Jessie onları öldürerek kaçmayı başarır.Uçağa biner ve
aldığı paralar ile Yeni Zelanda’ya yeni bir hayata yelken açar.
Barker görevinden istifa etmiş,büyük bir
tarikatı çökerten Fuller başkan olmuştur.Fuller Jessie’yi öldü diye gazetelerde
yayınlatıp ona yeni bir hayat hediye etmiştir.
O ise Yeni Zelanda’da iki kızı ve karısı ile
yeni bir hayata başlayacaktır.
3.KİTABIN
ANAFİKRİ
İnsanlar hayatta ne kadar zor durumda kalacak olurlarsa
olsunlar özgürlüklerini kazanmak için herşeden kolayca vazgeçebilirler.
4.KİTAPTAKİ
OLAYLAR VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ
Jessie:Eski bir ajandır.Yakışıklıdır fakat
yaşadığı olaylar onu çok yıpratmıştır.Karısını kaybetmiş ve bir iftira sonucu
hapse mahkum olmuştur.
Fuller:Jessie’nin ajanlıktan arkadaşıdır.O
da Jessie’nin iyiliğini düşünmektedir.
Coldwater:
Casey:
Ruger:
Jenny:
Barker:
Edebiyat
Evîndare Welat im
Ji bo na her kesek yarek heye é min e welat yar e
Bele çibkim di deste dijminé xwînwar û xeddar e
Çiqas pesné giran béjim nikarim ez bidim zanîn
Çeleng û nazik û şeng û şepal û şox û cebbar e
Hezar wek min di vé ré de bi van derd û kulan kuştin
Tilisma ser devé genca, di sînga min de reşmar e
Çi zanî qîmeté vé şengeşoxé dijminé bébext
Ne wek min dil bi top û awiré yâre birîndar e
Eger çendan bi dest dijmin belé yara min e şérin
Bi navé wé bilind bûme giham gerdûné seyyar e
Bi wan lévén şekerbarın bi min da soz û peymanek
Ji min pé ve ku dil nadî kesî ew yar e, béçar e
Eve soza me jı pé re ku dil her dem bidim desta
Netirsim ez ji zindan û ji lédan û ben û dar e
Li ser her kavilı rûnim, bikim qérîn heta her kes
Ji tamara xewé rabin bibin hozan û hişyar e
Di bin lingé xwe de deynin seré dijmin wekî dûpişk
Li ser pozé xwe deynin wé gula nû pişkivî xar e
Di govenda me de her kes bi dilşadî bikin dîlan
Li şûna héstiren çavan xuşîn bén co u cobar e
Eve soza min u dilber eger bimrim di vé ré de
Ji vé dinya xweş u şérın Cegerxwîn jî, ne bé par
Cegerxwin
Kürtçe Şiirler
1-KİTABIN ÖZETİ:
Kitap
kısa kısa hikyelerden oluşmuştur.kitabın birinci hikayesi ise kıtabın ismi olan
“AGO PAŞA’NIN HATIRATI”dır.
Ago Paşa,herkesin isminden dolayı yanıldığı
gibi bir insan değil aksine bir papağandır.Zamanında bir kuşçu dükkanında
eğitilmiştir.Orada sahibi tarafından
konuşmayı öğrenmiştir.
Ago Paşa’nın sahibi ona o
zamanda neler yasak değilse onu öğretirdi ve o da bunu söylerdi.İnsanlar da onu
merakla dinlerlerdi.Ama herşeyin bir sonu vardır.Ve kuş bunu anlayamaz.Bu sefer
yine aynı şeyi söylemesine rağmen bu yasaklanmştır.Bunun üzerine bu sefer
sahabi polislerle uğraşmak zorunda kalır.O zaman sahibi onu tavan arasına
saklar.Olaylar geçtiğinde de ona bu sefer ne söylemesi gerekiyorsa onu
öğretirdi.
Ona ilk önce “yaşasın
padişahımız” öğretilmişti.Bu yasaklanana kadar sahibi ve o mükemmel bir hayat
sürmüşlerdi.Ama bu cümle de yasaklandığında yine büyük bir tehlike
yaşamışlardı.Daha sonra “yaşasın hürriyet”öğretilmişti.Yine ilk önceleri herkes
şaşırmış,kuşun söylediklerine şaşıyordu.Sonra bu cümle yüzünden bu sefer
“ittihat ve terakki cemiyeti”ne girmişlerdi.Orada “yaşasın ittihat ve terakki”
diyerek yüzlerce kişiyi başına topluyor ve onların verdiği şeyleri yiyordu.Gün
geçti bu da yasaklanmıştı.Bu sefer “yaşasın şeriat” öğretilmişti.Görenler bu
kuşun kendi dillerine uygun olduğunu düşünerek yine ona yiyecekler
veriyorlardı.Sonra bu da yasaklanınca “yaşasın Mahmut Şefket Paşa” öğretilmiş
ve bunu haykırıyordu.Bu yüzden Hareket Ordusu erkanından birine satılmıştı.İlk
önceleri orada da rahat içindeydi.Bir gramofondan:
Kimdir onlar?Kimdir onlar?
Hareket Ordusu!
öğrenmişti.Daha sonra
sokaktan geçen bir lahana turşucusunun taklidini yaparak bunu
Kimdir onlar?Kimdir onlar?
Hareket Ordusu!
Lahana turşusu!
çevirmişti.Sonra bunu dedi diye onu oradan
atmışlardı.
Bu böyle devam etmişti.Ago
Paşa öğrendikleri yüzünden ne acıklar çekmiş ve neler neler ile
ödüllendirilmişti.En sonunda yeni bir cümle öğrenmişti.Bu “yaşasın Kuvayı
Milliye”idi.Daha sonra bu da yasaklandı.Artık bunlardan iyice sıkılmıştı.Çünkü
ne öğrettiyseler önce onu rahat ettiriyor sonra cezalanmasına neden oluyordu.
2-KİTABIN KONUSU:Bir
papağanın öğrendiklerinin başına neler getirdikleri
3-KİTABIN ANAFİKRİ:Herşeyi
sadece zamanına göre değil biraz da ileri düşünerek yaşamalıyız.
4-OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Ago Paşa:Öğrendikleri yüzünden başına
gelmeyen kalmamış olan bir papağan.
5-KİTAP HAKKINDA ŞAHSİ GÖRÜŞLER:Kitap,
zamanında nelerin olup bittiğini anlatan güzel bir kitaptır.
6-YAZAR HAKKINDA KISA BİLGİ:
REFİK HALİT KARAY
1888'de İstanbul'da doğdu. 18 Temmuz 1965'te İstanbul'da yaşamını
yitirdi. Vezneciler'de Şemsü'l-Maarif ve Göztepe'de Taş Mektep'te öğrenim
gördü. Özel ders aldı. Galatasaray Lisesi ve Hukuk Mektebi'ni yarıda bıraktı.
Maliye Merkez Kalemi'ne katip olarak girdi. 1908'de Servet-i Fünun'da ve Tercüman-ı
Hakikat'te çalışmaya başladı. Son Havadis adıyla bir gazete kurdu, 15 sayı
yayımladı. Fecr-i Ati Topluluğu'na katıldı. Kalem adındaki mizah dergisinde de
"Kirpi" takma ismiyle (müstear) siyasi mizah yazıları yazdı. Mahmud
Şevket Paşa'nın öldürülmesinden sonra Sinop, Çorum, Ankara ve Bilecik'te sürgün
hayatı yaşadı. 1918'de İstanbul'a döndü. Robert Kolej'de Türkçe öğretmenliği
yaptı. Vakit, Tasvir-i Efkar ve Zaman gazetelerinde makaleleri yayımlandı.
Damat Ferit Paşa'nın dostluğu sayesinde, mütarekeden hemen sonra Hürriyet ve
İtilaf Fırkası'na katıldı. Posta ve Telgraf Umum Müdürü olarak görevlendirildi
(1919). İzmir'in işgalinden sonra Anadolu Hareketiyle İstanbul Hükumeti
arasında yaşanan telgraf krizinde İstanbul Hükumetini tuttu. İstanbul'un düşman
işgalinden kurtarılışının ardından 1922'de Beyrut'a kaçtı. 1938'de affın
çıkmasından sonra yurda döndü. Ölünceye dek yazılarını sürdürdü.
roman özetleri
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



Recent Comments